rss
twitter
Video etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Video etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Nisan 2011 Cumartesi

Hayvan


Kolombiya'da bir futbol maçı sırasında sahaya konan baykuşu tekmeleyen Deportivo Pereira takımının futbolcusu Luis Moreno'ya, hayvanat bahçesinde sosyal hizmette bulunma cezası verilmiş. İnci sözlüğün lobi faaliyetleri sonuç vermiş anlaşılan!

21 Mart 2011 Pazartesi

Ronaldo de Assis Moreira 31 Yaşında

Bugün onun dogum günü. 21 Mart 1980 Brezilya'nın Porto Alegre şehrinde dünyaya geldi. 31. yaşına Flamengo formasıyla girdi. Onu izlemek büyük şans!


1 Mart 2011 Salı

Pique Röportajı



Pique Habertürk kanalına özel röportaj vermiş. Röportajda Shakira sorusunu Rihanna ile ustaca geçiştirmiş!

31 Ocak 2011 Pazartesi

Ümit Özat'tan sağ kroşe

Arası taraftarlarıyla bozuk olan Ümit Özat, Manisaspor Ankaragücü maçında beraberlik golünü bulmalarının ardından maç boyuncu kendisine küfür eden taraftarlara doğru abartılı hareketler yapınca ortam gerildi. Bunun üzerine sahaya giren taraftar Ümit Özat'a saldıracağı sırada ummadığı bir karşılık bulmuş. Kendisine doğru koşan taraftara sağlam bir sağ kroşe indirerek yere sermiş Ümit Özat. İşte o anlar...



28 Ocak 2011 Cuma

Euroleague Haftanın En Güzel 10 Hareketi

Emir'in maçın son saniyesinde yaptığı iki blokla maçı 75-73 kazanan Fenerbahçe, grubunda 2 de 2 yaparak liderliğe yükseldi. Maçın adamları 22 sayı atan Ömer Onan ve kenardan gelerek müthiş katkı sağlayan Emir Preldzic'di. Maçı izleyenler arasında eski coach Tanjevic'te vardı. Emir'i bu takıma o kazandırdı. Bu gece Fenerbahçe'ye kazandırdığı oyuncusuyla gurur duymuş olmalı!






Bu haftanın en güzel 10 hareketi

27 Ocak 2011 Perşembe

Kimseden Çekmedi BARÇA'dan Çektiğini

Ligde 8-0 yendiği Almeira ile kupada karşılaşan Barcelona, bu maçtan da 5-0 lık skorla galip ayrıldı. 5 gol yiyen kaleci 5 tane de net gol pozisyonunu çıkardı! Böylece Almeira, Barcelona'dan iki maçta tam 13 gol yiyerek tarihe geçmiş oldu.








Maçın Özet Görüntüleri

26 Ocak 2011 Çarşamba

Muhteşem Geridönüş

Blackpool Manchester United maçında takımının 2-0 geriden gelerek 3-2 kazanmasında başrolde yine Berbatov vardı. Berbatov bu sezon çok formda. Ligde oynadığı 20 maçta 19 golü var. Ortalaması neredeyse maç başına 1 gol. Bu ortalamayla devam ederse gol kralı zaten olurda, takımınada şampiyonluğu getirecek gibi. Manchester United ta bu sene dikkatimi çeken diğer oyuncu Meksikalı Javier Hernandez. Adam Semih Şentürk gibi nöbetçi golcü. Sonradan girdiği maçlarda attığı gollerle büyük katkı sağlıyo.



Maçın Özeti:
 

24 Ocak 2011 Pazartesi

Boom Boom Pow

ABD ile Şili arasındaki dostluk maçında penaltıdan golü atan ABD'li Teal Bunbury'nin golünde, maçın anlatımını yapan İspanyol spiker Pablo Ramirez golün anonsunu, Black Eyed Peas'in 'Boom Boom Pow' şarkısını Bunbury'ye uyarlayarak yapmış. Aynı performansı arap spikerlerden de bekliyoruz! İşte o gol ve anons;




Elano ilk golünü attı

Galatasaraydan ayrılarak Brezilya'nın Santos kulübüne transfer olan Elano yeni takımında ilk golünü attı. Takımının eyalet ligindeki Gremio Prudente maçında, biri penaltıdan olmak üzere 2 gol atan Elano, maçta iyi bir performans ortaya koymuş. İşte Elano'nun Brezilya'daki ilk golü:


22 Ocak 2011 Cumartesi

Daum'un Taktiği


Devre arasından sonra ilk lig maçına çıkan Fenerbahçe keyif veren futbol oynamasa da 3 puanı zar zor almayı başardı. Maçtan önce Trabzondan gelen beraberlik haberi tüm Fenerbahçeliler gibi futbolcuları da motive etmiş olmalıydı. Ama maça iki takımda tutuk başladı ve sistemsiz bir görüntü çizdiler. Gerçi bu sistemsiz görüntü Fenerbahçe'nin bu seneki tüm maçlarında görünen bir sorun. Bu maçta farklı bir 11 sahaya süren Aykut Kocaman, Semih'i ileride tek bırakarak arkasına Alex'i, sol kanada Niang'ı koymuştu. Niang daha önce sol forvet olarak geldiği takım Marsilyada da görev aldı. Ama Niang'ın adamını takip etmemesi Andre Santos'u zor durumlara düşürdü. İlk yarı sol kanatta Necati formda bir gününde olsa o kanatta çok zorlanacaktı Fenerbahçe. Sağ kanatta ise Tita-Gökhan mücadelesi vardı ilk yarı. Gökhan'ın sarı kart sınırında olması ve haftaya Fenerbahçe'nin Trabzonsporla oynayacak olması biraz tedirgin etsede maçı kart görmeden tamamladı Gökhan. Maçta herzamanki gibi müthiş oynayan Gökhan, 41. dakikada kendi sahasından aldığı topla öyle bir gol attı ki jeneriklere mutlaka girecektir.

Alex bugün etkisizdi
Bu golle biten ilk yarıdan sonra ikinci yarı Fenerbahçe geriye yaslanarak oynadı tüm yarı boyunca. Bu oyunu son haftalarda aldığı başarısız sonuçlar ve futbolcuların özgüvenlerini kaybederek tamamen skoru korumak amaçlı olduğunu düşünüyorum. Bu durumu fırsat bilen Antalyaspor baskılarını arttırdı ve pozisyonlara girmeye başladı. Savunma futbolunu destekleyici hamle Aykut Kocamandan geldi ve önce Semih'i çıkararak Özer'i oyuna soktu daha sonraki hamlesi ise Niang-Dia değişikliği oldu. Böylece yarı sahasından çıkamayn bir Fenerbahçe izledik son yarım saat. Devrim söylemleriyle Fenerbahçe'nin başına gelen Aykut Kocaman'ın oynattığı futbol, Daum'un gol atıp geriye yaslanma futbolundan farksızdı. Fenerbahçe'de şunu gördüm; ligin ilk yarısında bol pozisyona giren bol gol atan takım gitmiş tamamen savunma yapan bir takım gelmiş. Savunma futbolu oynasa da verdiği pozisyon sayısında ise pek fark yok gibi. Fenerbahçe maçta pozisyon verdi ama ilk defa İstanbul dışında yaptığı bir maçta gol yememesi ise sevindiriciydi!


Lugano takımın iyilerindendi
Sevindirici olan başka bir konuda Lugano'nun eski performansına dönüş sinyali vermesiydi. Ligin ilk devresinin son maçlarında adeta dökülen ve dokunsan yere düşen güçsüz Lugano belli ki devre arası kampını iyi geçirmiş. Umarım aynı performans yükselişini Niang ve Emrede de görürüz. Onlarda bugün eski günlerinden uzaktı. Özellikle Niang'ın Galatasaray maçındaki sakatlığından sonraki büyük düşüş hala sürüyor. Gözler tabiki ilk geldiğindeki performansını arıyor.

Maçta en şaşırdığım an, son dakikalarda Alex'in kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyonda yaptığı vuruştu. İlk defa Alex'in bu kadar net bir pozisyonda bu kadar kötü bir vuruş yaptığını gördüm ve çok şaşırdım!






Takımın golden sonra Aykut Kocaman'a koşması
Maçta dikkat çeken en önemli konuysa golden sonra bütün takımın koşarak gol sevinçlerini Aykut Kocamanla paylaşmalarıydı.

Bu puan Fenerbahçe'ye ilaç gibi gelmiştir. Şimdi sırada Trabzonspor var. O maçta kazanıldığı zaman fark 4 puana inecek ve lig yeniden başlayacak. Trabzonspor maçında kaybedilecek herhangi bir puan Fenerbahçe'nin elindeki son kulvar olan Lige de havlu atması anlamına gelir.







İşte Gökhan Gönül'ün jeneriklere girecek o müthiş golü

20 Ocak 2011 Perşembe

Messi'de Kaçırır

Barcelona'nın kupada Real Betis'e 3-1 yenildiği maçta Messi penaltı kaçırınca izleyenler gözlerine inanamadı!



17 Ocak 2011 Pazartesi

Carlos Baba Yapmış Gerekeni!

Brezilyalı efsane yıldız Roberto Carlos, Corinthians formasıyla ligde Portuguesa takımının ağlarına kornerden öyle bir füze gönderdi ki, ben daha ölmedim der gibiydi!

13 Ocak 2011 Perşembe

Ah be Ali Turan!

Galatasaray antremanında kendi kalesine gol atmış Ali Turan. Hayatımda gördüğüm en ilginç K.K atılan gol bu olsa gerek!

Ribery Bayern'in yükünü çekiyor!

Bayern Münih'in hazırlık maçında Al-Wakrah'ı 4-0 mağlup ettiği mücadelede ilginç bir an yaşandı. Bir pozisyonda Ribery, kendisini arkadan çeken rakibini sırtına alarak birkaç metre taşıdı. Ribery rakibini resmen rezil etmiş!



Barcelona Sıkmaya Başlamadı mı?

İspanya kupasında Real Betisle karşılaşan Barcelona, rakibini 5-0 gibi farklı bir skorla yendi. Barcelona'nın 5 atması için ''Real''i görmesi yetiyor galiba! Şaka bir yana ama Barcelona'nın büyük maçlar dışında her maçta farklı ve rahat kazanacağını bilmek biraz sıktı galiba. Maçlarda hiç heyecan ve çekişme olmayınca insan sıkılarak izliyor maçları. Tamam Messi var, süper organizasyon ve paslaşma var, muhteşem hareketler ve klas çalışmlar var   ama heyecan da gerekli be biraz.



İşte Maçın Golleri;

Guti, Raul ve Batuhan Karadeniz

Batuhan Karedeniz'in, potansiyeli yüksek ama o potansiyeli ortaya çıkaracak akla sahip olmayan bir futbolcu olduğunu Türkiye'de bilmeyen yoktur heralde. Disiplinsiz yaşamı ve tavırları nedeniyle bir türkü beklenen patlamayı yapamadı.
Antalyadaki hazırlık kampı çerçevesinde Schalke ile hazırlık maçı yapan Eskişehirspor formasıyla sahaya çıkan Batuhan, maç öncesi seramonisinde Schalke'den Raul ile tokalaştıktan sonra elini şortuna silmiş. Rakibe yaptığı saygısızlık onun karakterinide gösteriyor. Karşısında efsane Raul değilde başka biri de olsa bu saygısızlığı kimseye yapmaya hakkı yok. Bu kafayla senden bişey olmaz be Batuhan, boş geldin boş gidiyosun.




Batuhan'ın daha önce de Guti'ye saygısızlık yapmıştı.


Resim ve Video Kaynak:Tirübün Dergi

12 Ocak 2011 Çarşamba

Eve Götürseydin!

Kaleci dediğin böyle olur, tuttu mu bırakmaz!!!

7 Ocak 2011 Cuma

''Gücüne Güç Katmaya Geldik'' Portekizceleşti!

Beşiktaş'ın taraftar grubu çarşı, ''Gücüne Güç Katmaya Geldik'' tezahüratını Portekizceye çevirmiş. Doğrusunu yapmışlar. Takımın yarısının anlamadığı bir tezahüratın yapsan ne olurdu  yapmasan ne olurdu!

Guti ile beraber Portekizce konuşan 5 Futbolcu var Beşiktaş'ta. Böylece çift dilli yaşama ilk Beşiktaş'ın Çarşı grubu geçmiş oldu.

Fenerbahçe'nin Zico'lu döneminde takımdaki Brezilyalılar hep sorunmuş gibi gündeme getirildi. Kendi aralarında gruplaştıkları ve takımda arkadaşlıkların millet ayrımına tabi tutulduğu yazıldı, çizildi. İlerleyen günlerde Beşiktaş gündemini bu konu meşgul ederse kimse şaşırmasın!

4 Ocak 2011 Salı

Değişir mi?



Colin Kazım Richards, diğer adı Kazım Kazım. Wikipedia da aradığımızda karşımıza çıkan ilk cümle şöyle: ''Colin Kâzım-Richards (d. 26 Ağustos 1986, Londra), İngiltere doğumlu Antigua asıllı KKTC vatandaşı Türk milli futbolcu''. Aslında bu bile ne kadar değişik bir adam olduğunu gösteriyor! Fenerbahçe'ye ilk gelişi olaylı olmuştu. Fatih Terim'in ilk kez Milli Takıma çağırdığında duymuştuk çoğumuz adını. 2007 yılında Milli Takıma çağrılması Türk Takımları'nın ilgisini çekmeye yetti de arttı bile! Beşiktaş ile anlaştı haberleri çıkarken, Fenerbahçeyle 4 yıllık sözleşme imzaladı. Fenerbahçeyle ilk senesinde Şampiyonlar liginde çeyrek final tecrübesi yaşadı. Özellikle Chelsea'ye çeyrek final ilk maçında attığı gol hala unutulmaz. Adının pis işlere karışması, Fenerbahçe'nin Kazım'ı kiralık olarak göndermesine neden oldu. Yarım sezonu Toulouse da geçiren Kazım Fransa'da da tutunamadı. Geri Fenerbahçe'ye döndüğünde birçok şans yakaladı ama yine değerlendiremedi. Hele bir Young Boys maçı varki facia. Gereksiz yere gördüğü kırmızı kart, Kazım hala aynı Kazım dedirtti. Yetenekleri tartışılmaz bir oyuncu ancak özel hayatına dikkat etmemesi ve vurdum duymaz bir yapısının olması onu sorunlu futbolcular kategorisine koyduruyor. 

Kazım bu saatten sonra ya süper top oynayarak Galatasaray'a ekstra bir kazanç olur, yada eski alışkanlıklarını devam ettirir ve Galatasaray'ın, 2. Serdar Özkan'ı olur! Forma Numarasını da çok manidar buldum. Colin Kazım Galatasaray'da seks en numaralı formayı giyecekmiş!  
Bir diğer konu ise; Rüştü-Aurelio-Tuncay-Ümit Özat-Mehmet Yozgatlı-Serkan Balcı-Servet Çetin'den sonra Colin Kazım da Fenerbahçe'ye para kazandırmadan ayrıldı.

Video

1 Ocak 2011 Cumartesi